SİTEMDE

Çiçek Esansı 1

Önce çiçekler yağa daldırılır. Yağ, çiçeklerin kokusunu alır ve tutar. Sonra kokulu yağ imbikte hafifçe ısıtılır. Buhar haline gelen esans imbiğin öbür gözü içinde soğutulur ve sıvı haline getirilir.
En çok yasemin çiçeğinin kokusu alınır Toplanan taze çiçekler bir yağ tabakası içinde bırakılır. Mevsim sonumda yağ eritilerek süzülür. Aşağı yukarı 100 kilo çiçekten 2- kilo esans elde edilir. Ayrıca gül ve limon çiçeğinin kokuları da temel yağların damıtılması, sıkıştırılması ya da sızdırılmasıyla elde edilir. Koku, misk ya da amber katılmasıyla sabitleştirilir. Kaliteli bir esans, doğal esanslarla sentetik maddelerin karışımından elde edilir Ama bileşimi daima yapıcısının sakladığı bir sırdır.
 
 
 
Gül çiçekleri sabah erken saatlerde elle toplanırlar. Çuvallarda biriktirilip en kısa zamanda distilasyon merkezlerine ulaştırılırlar. Bütün bu işlem saat 10.00'dan önce bitmelidir. Çünkü güneş artık ısıtıyor ve gül çiçeklerinin taşıdığı bazı koku özlerinin buharlaşmasına neden olmaktadır. Distile ediciler saat 10.00'dan sonra çiçek kabul etmemektedirler. Daha sonra çift su distilasyonu denilen yöntemle gülün tüm kokusal özelliklerini taşıyan yağı elde edilir. Gül yağında E kadar Citronellol, Nerol ve -30 Geraniol isimli alkoller vardır. Bir kilo gül yağı elde etmek için tam 2.000.000 güle ihtiyaç vardır. Bir başka değişle 1 gr. gül özü, 2.000 adet gülün özüdür. 
 
Elde edilen bu bitki özlü yağlar, bazı işlemlerden geçirilip, içersine kalıcılığını sağlayıcı bazı maddeler eklenmesi ile esans denilen ve en yüksek konsantrasyondaki koku haline getirilir.kalıcı olmasını sağlayacak bağlayıcı denen maddeler var.kumarin gibi .bunlar esansın uçucu olma özelliğini azaltıyorlar.çabucak uçup gitmiyor ve kalıcı olmuş oluyor.
 
PARFÜM YAPIMINDA, ÇÖZÜCÜLER VE BAĞLAYICILAR KULLANILIR.
 
 
 
 
 
PARFÜM ÖRNEKLERİ
 
Whisper
 
İçindekiler
 
5 damla sandal ağacı yağı
10 damla ylang ylang yağı
10 damla bergamut yağı
2 damla gliserin
100 ml etil alkol
Hazırlanışı
 
Bütün malzemeleri sırasıyla karıştırıp iyice çalkalayın. Daha sonra siyah bir şişeye boşaltıp 24 saat kuru ve serin bir yerde bekletin.
 
Star Dust
 
İçindekiler
 
5 damla vanilya yağı
3 damla sandal ağacı yağı
8 damla gül yağı
10 damla lavanta yağı
2 damla gliserin
104 ml etil alkol
Hazırlanışı
 
Bütün malzemeleri sırasıyla karıştırıp iyice çalkalayın. Daha sonra siyah bir şişeye boşaltıp 24 saat kuru ve serin bir yerde bekletin.
 
Marvelous
 
İçindekiler
 
 
10 damla tarçın yağı
10 damla menekşe yağı
10 damla portakal yağı
2 damla gliserin
120 ml etil alkol
Hazırlanışı
 
Bütün malzemeleri sırasıyla karıştırıp iyice çalkalayın. Daha sonra siyah bir şişeye boşaltıp 12 saat kuru ve serin bir yerde bekletin.
 
Suprise
 
İçindekiler
 
 
5 damla sandal ağacı yağı
5 damla gül yağı
5 damla ylang ylang yağı
5 damla bergamut yağı
5 damla portakal çiçeği yağı
2 damla gliserin
100 ml etil alkol
Hazırlanışı
 
Bütün malzemeleri sırasıyla karıştırıp iyice çalkalayın. Daha sonra siyah bir şişeye boşaltıp 24 saat kuru ve serin bir yerde bekletin.
 
Passion
 
İçindekiler
 
3 damla vanilya yağı
8 damla gül yağı
12 damla bergamut yağı
2 damla gliserin
100 ml etil alkol
Hazırlanışı
 
Alkolü siyah bir şişeye ya da kavanoza boşaltın. Yağları ekleyip çalkalayın. Serin ve kuru bir yerde 1 hafta bekletin.
 
Homemade Love Tonic
 
İçindekiler
 
3 damla sandalağacı yağı
2 damla vanilya yağı
3 damla ylang ylang yağı
15 damla bergamut yağı
2 damla gliserin
100 ml etil alkol
Hazırlanışı
 
Alkolü siyah bir şişeye ya da kavanoza boşaltın. Yağları ekleyip çalkalayın. Serin ve kuru bir yerde 1 hafta bekletin.
 
Nirvana
 
İçindekiler
 
3 damla tarçın yağı
3 damla sandal ağacı yağı
10 damla menekşe yağı
10 damla lavanta yağı
2 damla gliserin
100 ml etil alkol
Hazırlanışı
 
Alkolü siyah bir şişeye ya da kavanoza boşaltın. Yağları ekleyip çalkalayın. Serin ve kuru bir yerde 1 hafta bekletin.
 
Magical Love
 
İçindekiler
 
3 damla tarçın yağı
3 damla vanilya yağı
12 damla gül yağı
10 damla bergamut yağı
2 damla gliserin
120 ml etil alkol
Hazırlanışı
 
Alkolü siyah bir şişeye ya da kavanoza boşaltın. Yağları ekleyip çalkalayın. Serin ve kuru bir yerde 1 hafta bekletin.
 
 
parfüm
 
%75 etil alkol
%25 esans+deiyonize su
 
esans en fazla %18 olur
 
%18-15 esans EDP
%16-13 EDT
yaklaşık değerleriyle...
 
bir beherde önce alkol ile esans ı karıştırıyosnz(manyetik karıştırıcı ile) üzerine su ilave ediyorsunuz ve tekrar karıştırıyorsunuz, yaklaşık 1 hafta kapalı serin bir yerde bekletilicek ve sonra kullanılmaya hazır.
 
 
parfüm formülasyonu:
 
%75 alkol
%15 esans
%1 mpg
%9 su
 
 
 
 
 
Görüşler:esansın % 10 u kadar gliserini esansla kariştir kalıcılık için... parfüme silikon ekle ciltte deha fazla tutunması için... karışım yapıldıktan sonra dinlendirmeyi ışıksız ortamda cam şişe içinde yaparsan 
 
Esansın kalıcılığını artırmak için Coumarin önermişler.
Coumarin , esans bileşenlerinden bir kimyasaldır. ancak , allergen bir maddedir ve esansın koku yönünü değişitirir.
Ayrıca , fine fragrance ürünlerde Tonka Bean kullanılır. Tonka Bean yerine taklit parfüm yapanlar Coumarin kullanılırlar.
 
Eğer esansın kalıcılığını artırmak ister iseniz , formulünüzün ne olursa olsun şişelemeden önce dinlendirmeli ve membrandan süzmelisiniz.
ayrıca , koku okside olmaması için antioxidant , renginin değişmemesi için UV filtresi ve kalıcılığı artırmak için de PPG-20 Methyl Glucose Ether Distearate gibi hammaddeler kullanmanız gerekir.
 
 Coumarin'i esansın içine karıştırıp size veriyorlar. Ayrıca parfümü pet şişede değil de cam şişede saklaman gerekli. 1kaç hafta bekledikten sonra ve eğer ürün esansı %20 ve civarı ise, kalıcılığı sağlanacaktır.
 
Tonalide diye bir şey var. Acetyl hexamethyltetralin. Bunun eskisi, Acetyl tetramethyltetralin ve kanserojen(KESİNLİKLE KULLANMAYALIM! ), bunatıyor müşteriyi. Bunak müşteriye parfüm satılamayacağı için mantıklı değil elbette..
 
Ama bu misk, test kağıdında 200 saat kalıcılığı olan güzel bir şey. Kötü koku bastırma ve fixative özelliği var, yani kokuyu kalıcı yapıyor. Ayrıca esansın kokusunu da güçlendiriyor. %5 - %10 arası parfüme eklemeniz kafi gelir. 
 
Bunun yanında amber tentürü de iyi netice veriyor. 3 gr ambere 97 gram alkol ekleyip eritiyoruz. Amber, hakiki balina amberi elbette. Mesele, bu amberin pahalı oluşu. Ama daha önemlisi bu karışımın 2 yıl bekletilmesi gerekiyor. Bu tentürü, esans miktarının %70'i kadar ekliyoruz. Yani sizin karışıma, 200 x 0.7 = 140 ml tentür eklemeniz gerekiyor. 
 
Bir diğer çözüm, günlük sakızını gene alkolde eritip tentür yapmak. %3'lük tentürü, %2 oranında kullanarak kalıcılığı sağlayabilirsiniz. Ama bu çoğu bitkisel yağı etkileyip cürük, acımsı bir koku çıkartabiliyor. Kendinin polistren kokusu da bir tartışma olabilir. 
 
En güzel neticeyi amber veriyor. Bilhassa erkek parfümlerinde, amberin kendi kalıcı hoş kokusu parfümü tercih edilir hale de getirebiliyor. Ben parfümü bitkisel yağlar vs. ile kendim yapıyorum, yani karıştırıyorum. 2 masa öteden kızın gelip markasını sorduğu olmuştur. Az bir kullanmakla salonu dolduran ve ben varım diyen bir netice verir. 
 
.Malumunuz parfüm elbiseye sıkılır ve sıkılınca leke kalmasını kimse istemez.Gliserin olunca ister istemez elbisede leke kalır.
 
AÇIK PARFÜM YAPMAK için, bir krom veya plastik kazan karıştırıcı ve parfüm yapmakiçin gerekli olan hammaddeler gereklidir. Bu hammaddeler denirkenaşırı fazla hammaddeden bahsetmiyoruz. Açık parfüm imalatı İÇİN,ETİL ALKOL,SU,ESANS VE EMÜLGATÖR yeterli olacaktır. Birde isteniyorsabir miktar kalıcılığını sabitlemek için polivinil prolidon kullanılabilir. bu hammaddelerinbelli bir sıra ile ve belli bir miktar karışımı ile AÇIK PARFÜM yapılır. 
 
Parfümlerin içeriği genel olarak esans, alkol ve distile sudur. Her üç hammadde de sağlık koşulları bakımından önem arzetmektedir. Suyun distile edilmiş olması gerekmektedir. Alkolün metanol oranı düşük ve yüksek dereceli alkol olması gerekmektedir. Esans ise diğer iki hammaddeye göre bir miktar daha kapsamlıdır. Dünya parfüm esans sektöründe yaklaşık 7.000 hammadde bulunmaktadır. Her bir parfümün içine ise, yaklaşık olarak 50-70 farklı hammadde girmektedir. Bu hammaddelerin bir kısmı natural yağlardan (gül yağı vb.) bir kısmı ise kimyasal maddelerden oluşmaktadır.
 
 
Parfümlerde bir temel koku bir de tamamlayıcı kokular bulunuyor.Mesala gül kokusunun tamamlayıcısı yaprak kokusu gibi.Formülasyonda temel kokunun konsantrasyonunu fazla tutumanızı öneriyorum.Genel de parfümlerde %20 den fazla esans kullnamanız gerekiyor.Ancak bazı esanasların özelliklerine bağlı olarak yoğunluğu,hidrofobluğu,lipofili olma özelliği v.s alkol -su-esans oranı değişmekltedir.bu oranı yapacağınız denemelerle belirlemeniz gerekiyor.Denemeler sırasında daha iyi görecekesiniz ki bazı oranlarda üst tabakada yağ birikimi olacaktır.Alkol olarak genellikler etil alkol kullanılıyor.Ancak bunu yerine IPA (izopropil alkol)da kullanılır.Kullandığınız parfümün kalıcılığını sağlamak için Stabilizatör olarak tabir edilen propilen glikol ve dipropilen glikol ilave edilmelidir.Belki başka stabilizatörler de vardır ancak benim bildiklerim bunlar.Ayrıca bildiğiniz gibi kullanılan esanslar uçucu yağ olduklarından ışık ,ısı ,nem v.s etkenlerle oksidasyona uğramaktadırlar.Bunun önüne geçmek için katkı maddeleri de ilave etmeniz parfümünüzün raf ömrünü arttırır.Ben oksidasyonu önlemek için çalışma yapmadım.İsterseniz siz formülasyonunuza bunu da ekleyin ticari düşünüyorsanız mutlaka eklemelisiniz. Tam oranlar olmamakla birlikte 96 derecelik 1 lt alkolde esansın cinsine bağlı olraka 18-22 gram esans ilave edin.(temel koku ve tamamlayıcı koku toplam olarak) ilave edeceniz su miktarını tma ayarlamak iyin alkolmetre kullnasanız daha iyi olur ancak alkol metreniz yok sa katılcak su miktarını hesapla alkol dercesi 70 olana dek deiyonize su ilave edin.Kullanacağınız su mutlaka deiyonize su olmalıdır. AKsi halde sudan grişim yapan maddeler formülasyon da bozulmalara yol açabilir.STabilizatörleri de ilave ederek işlemi tamamlamalısınız.1-2 beklettiğiniz karışım kullanıma hazırdır. Kullanıdığınız esansın ısıya dayaklı olma özelliğine bağlı olarak da destilasyon da yapabilirsiniz.
Temel işlemler bu şekilde olmakla beraber gerisi tamamen sizin burnunuza kalmış bir şey.Yapmak istediğiniz koku nasıl olmalı bu çok önemli .istediğiniz koku bir veya bir kaç esansın birleşiminden oluşabilir.Ama dikkat edeceniz konu her iki esansın da çözünürlüğü.birbiri içinde ve çözcü fazında çözünüp çözünmediğindedir.
 
 
 
 
 
bir parfüm ün uzun süreli olabilrmsi için mutlaka taşıyıcı faz bulunması gereklidir.
ciltte uzun süreli olması için mutlaka Monopropilen glikol ve Isopropil Myristate veya Methyl gluceth-20 tarzı hammaddeler bulunmalıdır.
bir parfümün genelde 80 derece olması gerekir. bu sebepten alkol -su dengesi önemlidir. bulanık olmaması için.
 
   
 
 
 
elinizde bir lt esans olduğunu varsayıyorum ve bunu oda parfümüne çevirmek istiyorsunuz.
 
1 lt esans
8 lt denatüre etil alkol 96°
80° veya 70° ye ayarlayacak şekilde deiyonize su (veya iyi su da olur, oda parfümü nihayetinde, ancak raf ömrü biraz az olur)
 
böyle esans oranı %10 civarlarında olan bir oda parfümü yaptık. çilek, kavun, lavanta, vanilya, yasemin, çikolata gibi baskın kokulu esanslar kullanırsanız bu formülasyona göre süper etkili, buram buram kokan ve kalıcı bir oda parfümünüz olur.
 
Ama yapmak istediğiniz örneğin deniz esintisi ise, bu %10'luk oranlada iyi bir sonuç elde edemezsiniz. Çünkü deniz esintisi fresh bir kokudur.
 
 
 
 
İYİ PARFÜM İÇİN
 
- Esans kalitesi (kalıcılık esansın içeriğindeki maddelerle direk ilintili)
 
- Alkol kalitesi (Etil Alkol kalitesi menşeine bağlı olarak değişmekte, uygun alkol seçilmeli ve 96 derece alkol temin edilerek indirgeme işlemi yapılmalı)
 
- Deiyonize su kullanılmalı ve kullanılan suyun iletkenliği olabildiğince (1-2 mikrosimens) düşük olmalı,
 
- Üretim ekipmanları (kesinlikle 316 paslanmaz çelik veya cam kullanılmalı)
 
- Proses;Ürün en az 3-4 hafta karanlık ve serin bir ortamda dinlendirilmeli, gün aşırı karıştırılmalı, dinlenmenin son günü 5 derecede 24 saat bekletilerek filtre edilmeli. Bu işlemler kalıcılık ve alkol kokusunun en aza indirgenmesi için önemlidir.
Üretim sürecinde önce esans propylene glycol-glycerin veya benzeri maddelerle karıştırılmalı, daha sonra alkol ilave edilerek 3-5 gün bekletilmeli (bu işlem esanstaki tüm maddlerin çözünmesini sağlayacaktır), daha sonra deiyonize su ile indirgeme işlemi yapılmalı
 
 
Enfleurage: Cam tabakalar üzerine sürülen hayvansal yağların, çiçek özlerini 
çekmesi, adeta emmesi ile gerçekleştirilen bir yöntem. Fakat günümüzde 
kullanılmayacak derecede pahalıya mal olacağından bu yöntem çağ dışı 
kalmıştır.
 
 
 
 
 
 
 
-Mazeration: 
Enfleurage' a yakın bir yöntemdir. Ancak bu yöntemde bitki parçaları incecik 
kıyılarak kızgın yağın içerisine konur. Daha sonra elde edilen kokulu yağ alkol 
ile yıkanırdı. Fakat bu yöntem de günümüzde çok fazla 
kullanılmamaktadır.
 
 
 
 
 
 
 
 
-Expression: 
En basit hammadde elde etme yöntemidir. Bu yöntemde bitkisel yağlar mekanik 
olarak sıkma yoluyla elde edilir. Günümüzde bazı çevreler tarafından hala 
kullanıldığı söylense de hammadde pahalılığından dolayı bu yöntemin de çok fazla 
bir geçerliliği yoktur.
 
 
 
 
 
 
 
 
-Destillation: 
Çiçekler, yapraklar, ağaçlar su dolu bir bakır imbiğin içine atılır. Isıtılan su 
buharlaşır ve bitki esanslarını da çeker. Daha sonra buharın soğutulması ile 
kokulu yağlar elde edilir.
 
 
 
 
 
 
 
 
İmbikten 
elde edilen kokuların tarihi 19.yy'ın 30'lu yıllarında son buluyor. 1835 yılında 
Alman Kimyager Eilhard Mitscherlich, netrobenzolü buluyor. Kısa süre sonra da 
Liebig ve Wöhler, acı bademyağını taklit eden ve parfüm endüstrisi için önemli 
bir madde olan benzaldehidi buldular. Çiçek kokularında ise durum bambaşkaydı. 
Zambak sümbül ve hiç bir kopyaya uymayan, hiç bir benzerliğe tahammülü 
olmayan ve bu tür şeyleri adeta reddettiği savunulan yasemin çiçeği parfümlerini 
doğal yollardan üretmek  niceliksel eksiklik nedeniyle olanaksızdı. Böyle 
durumlarda kimya adeta doğanın ebesi görevini üstlenmişti. 1898'de  süsen ve 
menekşe soluklu İonon'u keşfeden Tilamnn ve Kruger parfüm endüstrisinde adeta 
bir devrim yapmışlardır. İonon sayesinde Piver'in Violetta Vera'sı ve 
Coty'nin Origan'ı gibi büyük parfümleri üretme olanağı doğdu. Sentetik 
koku molekülü üretimi bu yıllardan sonra adeta bir çığ gibi 
büyüdü.Günümüzde gaz kromotografisi adlı yöntem ile koku maddesi karışımlarını en ufak yapıtaşlarına ayırmak mümkün. Tabiki bu işin uzmanları sayesinde. Söz konusu aygıt, analiz sonuçlarını, üzerinde ateş çizgilerini andıran simgeler bulunan bir şerit halinde vermektedir. Bu işaretleri ancak konun uzmanı kimyagerler okuyabiliyor. Koku maddesi elde etmede atılan bu ileri adımlara karşın bir parfümü en ince ayrıntısına kadar analiz etmek günümüzde bile pek olası değildir.
 
 
bir parfümün tüm esansını meydana getiren değişik etkenleri tarif etmek için üst, orta ve baz notalar kavramını kullanır. 19.yy.da Fransız Parfümcü Septimus Piésse parfüm için müzikal ölçeğe uyumlu bir sınıflama sistemi kurmuştur. Parfümleri her notanın genel bir gama sahip olduğu makamlar olarak tarif etmiştir. Bu gün bile kullanılan Piésse sınıflama sisteminde her koku ölçek üzerinde ki değişik bir notaya tekabül eder. Eğer bir parfüm, doğru olarak formüle edilebilirse cilde uygulanmasından kuruma aşamasına kadar kokunun son senfonisi doğru akorlar içinde devam edecektir. 1923 'te Poucher kokulu bileşenin buharlaşma oranı üzerine yaptığı çalışmasıyla Piésse'nin çalışmasına katkıda bulunmuş oldu Tümü 1 ile 100'e kadar bir ölçeğe temellendirilen yapıda Poucher üst notaları 1 den! 5 e kadar sınıflandırmıştır, çünkü bunlar çabuk buharlaşırlar, mesela, mandalina 2,kişniş 3, Hindistan cevizi kabuğu 11 dir. Orta notalar 16 dan 69'a kadar sınıflandırılmıştır.Mercanköşk 18,karanfil tomurcuğu 22 ylang ylang 24 gül,yasemin 43 tür. en uzun süren baz notalı kokular 70'de 100'e kadar sınıflandırılmışlardır kasnı 90, günlük, meşe yosunu, tonka fasulyesi, Kabe samanı, paçuli sandal ağacı en yüksek sınıflamaya sahiptir yani en yavaş buharlaşanlardır ve değeri tahmin edeceğiz gibi 100'dür. 
  Üst Notalar; Bir parfümün ilk intibaını veren en hafif ve en çabuk geçen kısmıdır. Onların başlangıç intibaları bir kaç dakika sürer ama parfüm fazı başlarken orta notalar ile harman olur.
 
Üst notalar için genel örnekler şöyledir, Yeşillik için, kasnı, sümbül, nane, biberiye, lavanta, fesleğen
Baharat: tarçın, kakule, karanfil, kişniş, biber
Çiçek: sardunya, gardenya, papatya, kadife çiçeği
Meyve: armut, şeftali, kavun, erik, kayısı, ahududu
Turunçgil: limon, misket limonu, mandalina, portakal çiçeği, ananas, bergamot
Orta notalar; parfümün karakterini belirler, ana notalar diye de bilinir, cilt üzerinde gelişimi yaklaşık 10 dakika alır ve destekleyici baz notalarla ahenk içinde cilt üzerinde saatlerce etkili olurlar genellikle çiçeklerden oluşur. Karanfil, siklamen, nergis, sardunya, frezya, hanımeli, bal, iris, yasemin, manolya, inci çiçeği, mimoza, orkide, gül, stefanodis, sümbülteber, menekşe, nilüfer, ylang-ylang vb.
Baz Notalar: Derinlik veren üst ve orta notaları taşır, sıklıkla sabitleyiciler olarak bilinir, buharlaşma zamanını ve kokunun cilt üzerindeki kalışını uzatırlar. Gri amber, balzam, benzoin, sedir odunu, misk kedisi, kumarin, günlük, laden, misk, mürsafi, paçuli, sandal ağacı, aselbent, tonka fasulyesi, vanilya, kabe samanı
Bu arada kuruma dediğimiz kokunun son fazının cilt üzerinde oluşması ile meydana gelir. Kuru ciltlerde 25 dk, yağlı ciltlerde ise 12 dk civarındadır. Bir parfümün kalıcılığı bu dönemde hesaplanır.
PARFÜM YAPIMINDA KULLANILAN MADDELER
 
A ) Doğal Yağlar 
Yaklaşık 200 çeşit bitkisel ve hayvansal kökenli yağ vardır. Doğal yağlar bitkisel ya da hayvansal kökenli olmalarına göre iki kısma ayrılır;
1-Bitkisel Kökenli Doğal Yağlar : 
Tamamen doğadaki bitki ve köklerden elde edilen, koyu kıvamı nedeniyle de yağ olarak adlandırılan ve çıkarıldığı bitkiye kokusunu veren maddelerdir. Bitkiler kendilerine has kokularını veren bu doğal yağları oluşturmak için salgı bezlerinden salgıladıkları 100 e yakın farklı kimyasal maddeyi karıştırırlar. Bu yağ üretimi bitkinin yaşına, türüne, mevsime, ısı ve ışık durumuna göre fazla veya az olur. Yağlar bitkinin yeşil kısımlarında oluşur. Ancak bitki olgunlaştıkça diğer kısımlarına da taşınırlar. Netice itibariyle oluşan bu yağa, o bitkinin ismi verilir. Örneğin; lavanta yağı, yasemin yağı, gül yağı gibi... Parfüm yapımında kullanılan doğal yağlar kimi bitkide yaprak kısmından, kiminde kök kısmından çıkarılan yağlardır. Gül, yasemin, sümbül, nergis gibi bitkilerin parfüm yapımında kullanılan yağları, çiçeklerinden çıkarılırken; lavanta, nane, ıtır çiçeği gibi bitkilerin yaprak ve saplarından, armut, tarçın gibi bitkilerin kabuklarından, süsen, zencefil ve vetiver gibi bitkilerin ise köklerinden çıkarılır. 
 
Bitkisel kökenli yağları elde etmenin iki yöntemi vardır;
Damıtma; Buharla damıtma, çok eski bir işlem olmakla birlikte, aslında 9.yy da Araplar tarafından bulunmuştur. Bu işlem bir imbiklemedir. Hammaddelerin damıtılması için fiziksel bir dizi işlemden geçmesi gerekir. Düzenlenmeli, karıştırılmalı ve fermantasyon ile demlenmelidir. Özü çıkarılacak bitki önce yıkanır, ardından da su içerisinde demlendirilir ve bu su içinde iken damıtılır. Burada asıl amaç buhar ile bitkilerin uçucu bileşenlerini geri almaktır. 
 
Kaynama noktaları farklı olan su ve bitkiden oluşan karışım kaynatılır. Karışım kaynatıldığında önce kaynama noktası düşük olan buharlaşır. Bu buhar yoğunlaştırılıp tekrar sıvı elde edilir. Su ve esansın farklı yoğunlukta olmalarının doğal sonucu olarak, otomatikman birbirlerinden ayrılır. Damıtma işlemi de böylece gerçekleşmiş olur. 
 
Uçucu Eritkenlerden Çekme İşlemi; Önce ham maddeler bir aspiratör içinde hexane ve ethanol gibi uçucu eritkenler ile kimyasal işleme tabi tutulur. Sonra defalarca yıkanır, güzel koku dolu eritken damıtılarak konsantre hale getirilir. Uzun tahta bir yayıkta alkol içinde karıştırıldıktan sonra bir konsantre elde edilir. Çözülemeyen bitki özlerini ayırabilmek için filtre edilip soğutulur. Son konsantre işleminden sonra saf bir esans elde edilir. Genelde bu şekilde buharın hidrolik hareketine engel olunduğundan damıtma ile elde edilen üründen daha kaliteli bir ürün elde edilir. 
 
Sonuçta bir kilo gül yağı elde etmek için tam 2.000.000 adet (600 kilo) güle, bir kilo lavanta esansı elde etmek için ise tam 180 kilo lavantaya ihtiyaç var.
2- Hayvansal Kökenli Doğal Yağlar: Çeşitli hayvanlardan elde edilen güzel kokulu doğal yağlardır. Örneğin gri amber, misk, castoreum, civet gibi... Bu tür yağlar da parfüm endüstrisinde sıkça kullanılırlar. 
 
Hayvansal yağların elde edilmesi oldukça zahmetli bir çaba gerektirir. Gri amber, balinaların patolojik olarak bağırsaklarında gizli bulunan spermlerinden elde edilen bir parfüm hammaddesidir. Bunun için parfüm endüstrisi uzun süre balinaların izini sürer. Ancak yine de okyanus yüzeyinde ya da sadece uzun kıyılarda hareketli olarak bulunabilen balinadan bu maddenin elde edilmesi çok uzun uğraşlar gerektirir. Balinanın püskürttüğü su toplanarak çeşitli işlemlerden geçirilir ve bu madde elde edilir ve genelde koku sabitleştiricisi olarak parfüm yapımında kullanılır. Amber, ispermeçet balinasının bağırsaklarında yuttuğu katı maddelerin etrafında oluşan maddedir. Bu maddenin elde edilmesi için de söz konusu hayvan avlanarak, bağırsakları çıkarılır. Castoreum, beaver hayvanının arka butları arasında bulunan salgı bezlerinden çıkarılan maddenin, alkol ile demlenmesi ile elde edilir. Civet de yine özel bir tür olan civet kedisinin anüs bezinden elde edilir. Misk, misk karacasının arka butları arasında bulunan yağ tabakasının damıtılması ile elde edilir. Misk denilince akla karaca gelse de kedi, öküz gibi diğer bazı hayvanlardan ve bazı amber tohumları gibi bitkisel kökenli doğal kaynaklardan da bu koku çıkarılmaktadır. 
 
B ) SENTETİK YAĞLAR
Kısa tanımı, tamamen laboratuar ortamında oluşturulan kokulu yağlardır. Bu sentetik yağların üretiminde koku öykünme denilen bir teknik kullanılmaktadır. Doğal yağların hammaddesi olan bitkilerin kokularını ulaştırabildikleri alan, çeşitli tahlillerden geçirilir ve içeriğindeki kimyasallar belirlenir. Aynı kimyasallar bu sentetik maddelerin yapımında bitkinin içinde değil de laboratuar ortamında gerçekleştirilir. Sonuçta öykünülen bitkinin kokusu aynen üretilmiş olur. Koku öykünme haricinde tamamen laboratuar ortamında icat edilen sentetik yağlar da vardır. Bu yağlar da parfüm yapımında kimi zaman başlıca koku olarak kimi zaman da doğal veya sentetik kokulu yağlara yardımcı olarak kullanılır. 
 
Bu organik sentetiklerin kullanımına 19. yüzyılın sonlarında başlanması ile parfüm kompozisyonlarında adeta devrim oluştu. Bir zamanlar bu yağların sağlığa zararlı olduğuna dair çeşitli söylemler bulunmasına rağmen; artık bilimsel olarak ta bu maddelerin sağlığa hiçbir zararı olmadığı kanıtlanmıştır. Günümüzde ise doğal yağlara oranla daha çok tercih edilmekteler. Çünkü
Koku sektöründe sınırsız sayıda alternatifler yaratmayı mümkün kılmaktadır. Dünya üzerinde yaklaşık 200 adet bitkisel ve hayvansal kökenli doğal hammadde varken; 2000- 3000 civarında sentetik hammadde vardır. 
Zamanında bulunup kullanılmış ve sentetik taklitleri yapılmış ancak şuanda doğada bulunması mümkün olmayan doğal hammadde kaynaklarının kokularını hala yaşatmaktadırlar.
 
Leylak, zambak gibi direkt olarak kokularının çıkarılmasına direnç gösteren narin bitkilerin bile kokularını kopyalamayı mümkün kılar.
Maliyetleri doğal hammaddelere oranla oldukça düşüktür.
Ekolojik dengeyi bozacak denli arsız olan parfüm endüstrisinin gazabından tüm doğal çevreyi korumaktadır. Artık sentetik maddeler balinaların bağırsaklarındaki kokunun çıkarılması için avlanmalarına engel olduğu gibi, güzel koku üretimi için soyları tüketilen onca bitki çeşidinden sonra, elde kalan çeşitlerin soyunun devamını garanti etmektedir. 
 
Bu sentetik maddelerin yapımı doğal hammaddelerle kıyaslanınca oldukça kolaydır. Bu günümüzde neredeyse tamamen sentetik hammaddelerden üretilen parfümlerin satış fiyatlarını da düşürmekte ve parfüm artık her türlü gelir seviyesine hitap edebilmekte. 
 
Kısıtlı kaynağı olan doğal hammaddelere oranla, sentetik hammaddelerin tüm dünyadaki ihtiyacı karşılayabilecek denli zengin bir kaynağı var. 
Doğal hammaddelerde yakalanması zor bir kalite istikrarını garanti ederler.
Doğal olmalarına rağmen kimi bünyelerde alerji yapabilen doğal hammaddelere göre sentetik ürünler tamamen anti-alerjiktirler. 
 
Kısacası tüm yönleri nedeni ile sentetik yağlar günümüzde üretilen tüm parfümlerin vazgeçilemez hammaddeleridir. Günümüzde orijinal parfümlerde de büyük oranda sentetik hammadde kullanımı artmıştır. Teknolojideki gelişmelere bakılırsa, gelecekte de zengin içerikli, baş döndürücü parfüm kompozisyonlarında da yerlerini koruyacaklardır. 
 
C ) SU
Suyun parfüm yapımında kullanılmasının iki ana nedeni vardır; yine parfüm hammaddelerinden olan alkolün derecesini düşürmek ve de doğal yağların sahip oldukları kokuların etrafı sarmasına yardımcı olmak. Parfüm yapımında kullanılan alkol 80 derece olmalıdır. İşte alkolü bu istenilen dereceye düşürmek için alkole su katıştırılır. Karışımda yerini alan su distilize edilmiş saf su olmalıdır. Distilize edilmiş su şu şekilde elde edilir; doğal yapısında çeşitli kimyasallar ve iyonlar bulunan su, kaynatılır. Oluşan buhar yoğunlaştırılarak diğer bir yere alınır. İnorganik kimyasallar buharlaşmadığından; yoğunlaştırılmış buhardan tekrar elde edilen su, tuz içermez. Tuz içermediği için de parfüm içeriğinde kullanılan yağların özünde bir değişikliğe sebep olmaz. Su tamamen kokusuz bir madde olduğu için doğal yağların kokusunu herhangi bir değişikliğe uğratmaz. Karışımında suyun oranı düşük olmakla birlikte en önemli faydası su moleküllerinin buharlaşması esnasında parfümün nüfuz ettiği yüzeydeki koku taneciklerini de buharıyla birlikte kaldırarak havaya karışmasını ve böylece kokunun etrafa yayılmasın sağlar. 
 
D ) ALKOL
Pancar, patates nişastası, incir gibi bazı bitkilerin şekere dönüştürülmesi sonucu ortaya çıkan glikoz çözeltilerinin mayalaşmış özlerinin damıtılmasıyla elde edilen, uçucu bir sıvıdır. Bu sıvının aynı zamanda yoğun kıvama sahip doğal yağları inceltme ve kokularının kalıcılığını arttırma gibi bir özelliği de vardır ki bu nedenle de parfüm yapımında kullanılır. Bu şekilde tenimize veya kıyafetimize sürdüğümüzde kokulu yağların tenimizde yağlanma yapması ve boyaması da engellenmiş olur. Ancak parfüm yapımında kullanılan alkolün niteliksel olarak iyi bir kaliteye sahip ve olabildiğince kokusuz olması gerekir. 
 
E ) FİKSATİVE (FİKSATÖR)
Güzel kokulu yağların koku moleküllerini emerek bir arada tutulmasını, bu koku bileşenlerinin buharlaşma oranlarının düzenlenmesini ve bunun sonucu olarak daha uzun sürede buharlaşmalarını sağlar. Fiksative kullanılarak yapılan parfüm; koku molekülleri daha uzun zamanda buharlaşacağı için daha uzun süren bir kalıcılığa sahip olur. 
 
Fiksative olarak kullanılan çeşitli hammaddeler vardır; gri ambar, civet, misk v.b. gibi... 
Yukarıda saydığımız tüm bu hammaddeler çeşitli oranlarda bir araya getirilerek çiçek, yaprak yada kök notaları ile beslenen evrensel dilimiz olan büyüleyici parfümler meydana getirilir. Şunu da unutmamak gerekir ki; kaliteli bir parfüm yaklaşık olarak 600 kadar maddenin bir araya getirilmesi ile oluşur. 
 
PARFÜMÜN ÜRETİLMESİ
Farklı maddelerin birbirinden farklı kokularının bir araya getirilip o esiri olduğumuz parfüm kokularına dönüşmesi tam bir uzmanlık, yetenek ve zevk işidir. İşte tüm bu özelliklerin hepsine birden sahip olma şansına sahip kişilere parfüm sektöründe kısaca burun deniyor.
 
PARFÜM YAPIMINDA KULLANILAN HAMMEDDELER
A ) DOĞAL YAĞLAR
1 . Bitkisel kökenli Doğal Yağlar
Damıtma
Uçucu Eritkenlerden Çekme İşlemi
2 . Hayvansal Kökenli Doğal Yağlar
 
B ) SENTETİK YAĞLAR
C ) SU
D ) ALKOL
E ) FİKSATİVE