SİTEMDE

Mısır

MISIR ÜRETİMİ

Mısır çeşitleri, her biri içinde farklı tipleri içeren, 
yedi grup (çeşitler grubu ) altında toplanırlar. Bunlar
aşağıda gösterilmiştir.



BOTANİK ADI                         İNGİLİZCE  ADI      
 TÜRKÇE   ADI




Zea mays indentata


Sturt.       dent corn                 At dişi
mısır




Zea mays indurata

Sturt.          flint corn                  Sert mısır




Zea mays amylaceae

Sturt.      flour corn                 Unlu mısır




Zea mys sacharata

Sturt.         sweet corn               Şeker mısır




Zea mays everta

Sturt.             pop corn                  Patlak
(cin) mısır




Zea mays ceratina
 
Kulesch      waxy corn               Mumlu mısır




Zea mays tunicata


Sturt            Pop corn                 Kavuzlu
mısır   




Ekolojik İstekleri




Toprak İstekleri



Mısır tarımı için en uygun toprak tipi, su tutma
kapasitesi, besin maddesi depolaması, işlenme kolaylığı,
iyi drenaj ve havalanma özelliği dolayısıyla
siltli-killi topraklardır. Bunun yanında sahip olduğu
dezavantajları en aza indirmek, avantajları iyi
değerlendirmek ve gerekli iyileştirme uygulamalarını
yapmak koşuluyla diğer toprak tiplerinde de mısır tarımı
yapılabiliri.




İklim İstekleri



Mısır ılıman ve tropik bölgelerde tarımı yapılan bir
bitkidir.  Farklı iklim koşullarına adapte olmuş ticari
üretimi yapılan pek çok mısır tipleri mevcuttur. Mısırın
yayılma alanı Kuzey yarım kürede, Kanada’da 58o kuzey
enlemlerinden, Güney Afrika’da 35-40o  güney enlemlerine
kadar uzanır. Diğer yandan deniz seviyesinden daha alçak
yerlerde ve  dört bin metre yüksekliklere kadar  olan
yerlerde  mısır tarımı yapılabilmektedir.



Mısır bitkisinin en iyi geliştiği bölgeler en az 120
donsuz güne ve ortalama 2100-2200 Günlük Gelişme
Derecesine  sahip yörelerdir. Suyun bol ve sıcaklığın
ılıman olduğu orman-mer’a iklimlerinde  en yüksek verim
düzeylerine ulaşılır.



Mısır bitkisi 10-11 oC ‘de çimlenmeye başlayabilir.
Toprak sıcaklığı 5-10 cm derinlikte 15 oC’ye ulaştığı
zaman çimlenme hızlanır. Mısır bir sıcak iklim bitkisi
olmasına rağmen aşırı sıcaklık isteyen bitki değildir. 
38 oC’nin üzerinde bir kaç gün devam eden sıcaklıklar
bitkiye zarar verir. Mısır bitkisinin sıcak gecelerde
iyi geliştiği sanılmakla birlikte, sıcak ve rutubetli
gecelerde iyi bir gelişme görülmez. Genel olarak mısır
için en uygun koşulların soğuk geceler, güneşli günler
ve orta sıcaklık olduğu söylenebilir.  Sık sık bulutlu
havaların oluşması ve düşük ışıktan dolayı fotosentezin
azalması nedeniyle tropik iklimde mısır verimi subtropik
iklimdekine göre daha düşük  gerçekleşir. Bitkinin
gelişmesi için optimum ve minimum bağıl nem değerleri
sıcaklık ve alınabilen su miktarına bağlı olmakla
birlikte genel olarak %50 ve altına inen bağıl nem
koşullarında bitki olumsuz etkilenir.  Özellikle
tozlanma döneminde ortaya çıkan düşük hava nemi tane
bağlamayı  aksatır ve su kayıplarını arttırır. 
Ülkemizin iklim verileri dikkate alındığında  düşük
sıcaklık, yüksek sıcaklık ve düşük bağıl nem
koşullarının hakim olduğu yöreler dışında  kalan
bölgelerde  uygun çeşit ve sulamayla  rahatlıkla  mısır 
üretimi yapılabilir.




Yetiştirme Tekniği




Toprak Hazırlığı



Mısır tarımında toprak işleme tohum yatağının
hazırlanması, yabancı ot kontrolü, bitki gelişimini
kolaylaştırcak toprak koşullarının sağlanması, anızın
parçalanması ve topraktaki suyun düzenlenmesi amaçları
için yapılır.  Torağın gereginden fazla işlenmesi bir
fayda sağlamadığı gibi, ekonemik ve fiziksel zararlara
yol açabilir.



Mısır tarımında toprak işleme uygulamaları ilk sürüm ve
ikileme işlemleri olarak sıralanabilir. İlk sürüm,  çim
yatağını parçalamak, anızı toprağa karıştırmak, yabancı
otları yok etmek ve pulluk tabanını kırmak için yapılır.
İlk sürümde genellikle dipkazan, kulaklı pulluk, çizel
pulluk ve diskli pulluk gibi aletler kullanılır.
İkileme, pullukla sürümden sonra tohum ekimine kadar
yapılan tüm toprak işlemlerini kapsar. İkileme tohum
yatağını bastırmak, gevşetmek veya inceltmek, bitki
kalıntılarını kesmek ve yabancı otları yok etmek gibi
amaçlar için yapılır.  İkileme işleminde freze, goble,
diskaro, yaylı kültivatör, tarla kültivatörü, dişli
tırmık, tapan ve merdane  gibi aletler kullanılır.



Dünya’da mısır tarımında başlıca 3 toprak işleme metodu
kullanılır. Bunlar klasik toprak işleme, azaltılmış
toprak işleme ve sıfır toprak işleme (toprak işlemeden
ekim) metodlarıdır. Her motodun diğerlerine göre bazı
avantaj ve dezavantajları bulunmaktadır.




Ekim 



Mısır ekiminde önemli konular ekim zamanı, ekim
derinliği ve ekim sıklığıdır. Ekim Zamanı : Genel olarak
ekim zamanı  yetiştiricilik yapılacak yörenin
yükseltisine göre değişmektedir.  Ülkemizde alçak
yörelerde (örneğin Çukurova)  en uygun ekim zamanı Nisan
ayı başlarıdır. Orta va Doğu Anadolu gibi yüksek
bölgelerde ise daha geç tarihlerdeki ekim genellikle iyi
sonuç verir. Erken ekimin verim arttırıcı etkisi
bulunmakla birlikte, erken ekim yaparken  bazı
önlemlerinde birlikte uygulanması gereklidir. Aksi
taktirde erken ekim fayda yerine zarar getirebilir.



Ekim Derinliği: Mısırda ekim derinliği iklim ve toprak
koşullarına göre değişir. Mısır genellikle  2 ile 7,5 cm
derinliğe ekilir. Toprak yüzeyinin kuru ve sıcak olması
durumunda ekim derinliği arttırılabilir. Örneğin kuru
topraklarda, tohumu daha nemli bir ortama bırakmak için
killi topraklarda 7,5-8,5 cm, siltli topraklarda 10-11,5
cm ve kumlu topraklarda 12,5 cm derinliğe ekim
yapılabilir.  Toprak rutubeti ve sıcaklığının yeterli
olduğu topraklarda ve uygun ekim zamanında ideal ekim
derinliği 5 cm’dir.



Ekim Sıklığı: En uygun ekim sıklığı kullanılan çeşide,
ekim zamanına, yetiştirme amacına, yükseltiye, iklime,
sulama miktarına ve toprağın durumuna göre değişir. Sık
dikim koçan bağlamayan bitki sayısını ve yatmayı
arttırır, tane/sap oranını düşürebilir. Ayrıca sık dikim
yapılan tarlada bitkinin su ve gübre gereksinimi artar.
Çok seyrek ekim ise birim alandan alınan ürün
miktarının  azalmasına neden olur.



Mısır ekiminde serpme, ocak usulü ve sıraya ekim
yöntemleri kullanılır. Serpme ekim yöntemi genellikle
dağlık kesimlerde ve küçük arazilere uygulanır ve dekara
10-11 kg gibi çok yüksek miktarda tohumluk kullanılır.
Ocak usulü ekimde çıkış daha düzenli olur. Sıraya ekim
ise elle veya ekim makinaları ile yapılabilir. En uygun
ekim yöntemi ekim makinaları ike sıraya yapılan ekimdir.




Bakım



Mısır bitkisinde sulama, gübreleme, hastalık ve
zararlılarla mücadele dışında önemli diğer bir bakım
işlemi yabaincı ot kontrolüdür. Mısır bitkisinde ilk 3-5
hafta yabancı ot kontrolu bakımından kritik bir 
dönemdir. Araştırma sonuçları boyu 15-20 cm’e ulaşan
yabancı otların mısır verimini olumsuz etkilediğini
ortaya koymaktadır.



Yabancı ot kontrolünde temel prensip, yabancı otun
çıkışını engellemek veya çıkış sırasında kontrol ederek
bitkiye vereceği zararı en aza indirmektir. Kültürel
mücadele ve kimyasal herbisitle mücadele yabancı ot
kontrolünde uygulanan temel metotlardır.



Kültürel mücadele, uygun ekim nöbeti, toprak işleme,
ekim metodu ve bunlarla birlikte herbisit kullanımı ile
yapılır. Kimyasal mücadele ise, yabancı ot tohumlarının
çimlenmesini engelleyen, kontakt etkiyle yabancı otları
öldüren veya fizyolojik olarak hormon sistemini bozarak
gelişmesini durduran çok farklı yapıdaki herbisitlerin
kullanılmalarıyla yapılır. Yabancı ot türlerinin hepsini
kontrol edebilecek tek bir herbisit bulunmamaktadır. Bu
nedenle farklı herbisitler kombine edilerek karışım
halinde veya ayrı ayrı ve farklı zamanlarda
uygulanabilirler.



Mısır tarımında başarılı bir yabancı ot kontrolü ancak
erken (ekimden önce) bir planlamayla mümkün olur. Bu
amaçla tarlanın yabancı ot haritası oluşturularak
tarlanın hangi bölümlerinde, hangi yabancı ot türlerinin
mevcut olduğu belirlenir.




Sulama



Mısır bitkisi yılın en sıcak döneminde yetişen bir bitki
olduğundan su tüketimi fazladır. Ancak bunun yanında
mısır tarla bitkileri arasında suyu en etkili kullanan,
yani birim su ile en fazla kuru madde üreten bir
bitkidir.



Mısır bitkisi  için faydalı su, yetişme döneminde yağan
yağış miktarından toplam evaporasyon, yüzey akışı ve
sızan su miktarı çıktıktan sonra kalan su miktarıdır.
Ülkemizin Doğu Karadeniz gibi istisna bölgeleri dışında
mısır  yetiştirilen bölgelerinde bitkinin gelişme
döneminde düşen yağış miktarı, maksimum verim elde etmek
için yeterli değildir. Geniş mısır ekim alanlarının
bulunduğu güney ve batı bölgelerimizde yüksek sıcaklık
ve radyasyon ile düşük rutubet toprak yüzeyinden ve
bitkinin yapraklarından fazla miktarda su kaybına yol
açmaktadır. Bu bölgelerde yüksek bir verime ulaşabilmek
için bitkinin gereksinme duyduğu suyu sulama yoluyla
vermek zorunludur. Özellikle entansif (yoğun) tarım
(kaliteli tohumluk, yeterli gübre kullanımı, hastalık ve
zararlılarla mücadele vb. Bakım işlemleri) şeklinin
uygulandığı koşullarda, yüksek üretim maliyetlerini
karşılayarak ekonomik bir üretim yapabilmek için iyi
hazırlanmış bir sulama programı ile mısır bitkisi uygun
aralıklarla ve yeterli miktarlarda sulanmalıdır. İyi bir
sulama programı bitkinin su ihtiyacını karşılamak için
ve zaman ve ne kadar su verilmesi gerektiğini gösteren
bir planı içerir. Sulama programı hazırlanırken bölgenin
iklim ve toprak koşulları, bitkinin görünümü, gelişme
dönemi ve kök derinliği gibi faktörlerin dikkate
alınması gerekir. Bunun yanısıra sulamada su kalitesi ve
uygulanacak sulama metodu da büyük önem taşımaktadır.
Sulama metodu yöre ve çiftlik koşullarına uygun
olmalıdır. Geniş ekim alanları için en uygun sulama
şekli merkezi yağmurlama sistemidir.




Hastalık ve Zararlılarla Mücadele



Dünyada mısır bitkisinde az veya çok zarara neden olan
400 den fazla zararlı türü bulunmaktadır. Bitkinin
farklı gelişme dönemerinde görülen mısır zararlıları 5
grupta incelenebilir.



- Fidede beslenen zararlılar : Bunlar bitkinin ilk 5
haftalık döneminde fide ve köklerde beslenerek bitki
sıklığını ve sağlığını bozarlar. Başlıcaları;  tel
kurtları (Tenebroides ve Agroites spp.), bozkurt
veya kesici kurtlar ( Agrotis spp.) ve mısır
maymuncuğu (Tanymecus dilaticollis Gyll.) dur.



- Yaprak ve yaprak helozonunda beslenen zararlılar:
Bunlar bitkinin sapa kalkma döneminde yaprak helozonunda
beslenerek bitkiye zarar veriler. Başlıcaları;  güz
tırtılları (Spodoptera frugiperda), şark (Asya)
mısır kurdu (Ostrinia nubilalis Hübner), mısır
yeşil kurdu (Heliothis armigera Hbn) dur.



- Tepe ve koçan püskülünde beslenen zararlılar:
Bunlar koçan püskülünün    tamamını keserek bitkiye
zarar verirler. Başlıcaları; mısır kök kurtları (Diabrotica
spp
), mısır yeşil kurdu (Heliothis spp.),
mısır yaprak afiti (Rhopalospium maidis Fith)
dir.



- Koçanda beslenen zararlılar:Bunlar taneleri
yiyerek beslenen zararlılardar. Başlıcaları; kokulu
böcekler (Nezara viridula), mısır yeşil kurdu,
güz tırtılları ve şark mısır kurdudur.



- Sapta beslenen zararlılar: Bunlar bitki sapına
saldırarak yapmaya ve koçan kaybına neden olurlar.
Başlıcaları; şark mısır kurdu,  mısır kök kurtları, 
pembe sap kurdu ( Sesemia spp.) ve güney batı
mısır kurdu ( Diatreaea grandiosella Dyar.) dur.



Dünya’da mısır bitkisinde 60 dan fazla hastalığın
bulunduğu kabul edilmektedir. Bu hastalıklar genel
olarak altı grupta toplanırlar.



Tohum ve fide hastalıkları, yaprak hastalıkları, sap
çürüklükleri, koçan çürüklükleri, viral hastalıklar ve
nematotların neden olduğu hastalıklardır.



Hastalık ve zararlılarla etkili bir mücadele için ön
koşul hastalık ve zararlı etmeninin doğru teşhis
edilmesidir. Kesin bir teşhis için genellikle  uzman
kişilere ve laboratuvar analizlerine geksinme vardır.
Zira, bazen mısır bitkisinde bir hastalık veya zararlı
etmeninin yol açtığı sanılan bazı sorunlar, toprak
pH’sı, toprak sertliği, genetik bozukluk veya iklim
koşullarından kaynaklanabilmektedir. Hastalık ve
zararlılarla mücadeleye başlamadan önce, hastalık ve
zararlı etmeninin doğru teşhisi, zararın boyutunun
ekonomik zarar eşiğine ulaşıp ulaşmadığı, uygulanacak
mücadelenin maliyeti, mücadele zamanı ve mücadele
programının kombinasyonu konularına aşırı özen göstermek
gerekir.




Gübreleme



Azotlu gübreler : Mısır bitkisi Karbon, Hidrojen ve
Oksijeni serbest havadan alabilirken, havadaki azotu hiç
kullanamaz. Toprağa verilen azotun ancak yarısının mısır
bitkisi tarafından kullanılabilmesi, gere kalan kısmının
ise çeşitli şekillerde kaybolması nedeniyle azot
gübrelemesi gübreleme programının en güç kısmını
oluşturur.



Azot, mısır bitkisinin tüm yaşam dönemi süresince
kullandığı bir besin elementidir. Azotlu gübre
gereksinimi büyüme peryodu başlarında pek fazla
değilken, ekimin üçüncü haftasında birden artar ve
püskül oluşumunun 10 gün öncesinden başlayarak 25-30 gün
sonrasına kadar en yüksek düzeye ulaşır.



Fosforlu gübreler : Bitkinin gelişmesinde azottan sonra
en önemli besin elementi fosfordur. Topraktaki ve
bitkideki fosfor miktarı azot ve potasyuma göre daha
düşük düzeydedir. Ancak fosfor, azotun aksine topraktan
yıkanıp kaybolmaz. Mısır bitkisinin fosfor bakımından en
hassas dönemi mevsim başlangıcıdır. Zira, bitki genç
döneminde (60-65 cm boya ulaşıncaya kadar) normal büyüme
sağlayabilmek için dokularında yüksek oranda fosfora
ihtiyaç duymaktadır.



Bu döneminde bitkinin yeterince fosfor alabilmesi için
gübre mibzerle sıranın yanına uygulanmalı, en az %50’si
suda eriyen fosfor gübresi verilmeli ve bir kısım azot,
3-4 kısım p2O5 içeren gübreler seçilmelidir. Fosforla
birlikte sıraya verilen azot fosforun alımını
artırmaktadır. Yapılan araştırmalar sıraya fosfor
uygulamasının serpmeye göre daha ekonomik olduğunu
göstermektedir.



Potaslı gübreler : Potasyum bitkilerde karbonhidrat
oluşması ve taşınması için gerekli bir besin maddesidir.
Potasyumun mısır bitkisinde sap gelişmesini
kuvvetlendirir. Eksikliğinde sap iyi gelişemeyerek
kırılma ve yatmalar görülür. Bunun dışında potasyum kök
gelişimini olumlu etkiler, bitkinin soğuğa
dayanıklılığını artırır ve azottan en iyi şekilde
yararlanmayı sağlayarak verim düzeyini yükseltir. Bu 
nedenle mısır potasyum ihtiyacı yüksek olan bitkidir.
Ancak potaslı gübreler yüksek dozda tuz konsantrasyonu
içerdikleri için uygulama çimlenmekte olan tohumdan 4-5
cm uzağa yapılmalıdır.



Mısır yetiştiricilğinde makro veya ana besin elementleri
olarak adlandırılan azot, fosfor ve potasa genellikle
tüm topraklarda ihtiyaç duyulmaktadır. Sekonder
mikro-besin elementlerinde (kalsiyum, magnezyum vd.) ise
durum farklıdır. Bunların ancak bitkinin gereksinmesine
ve toprağın durumuna göre uygulanması gerekir.



Gübrelerin uygulama zamanını belirlemede temel prensip,
bitkinin gelişme dönemlerinde toprakta her an alıma
hazır besin maddesi bulunmasını sağlayacaktır. Bunun
için, mısır büyümesi sırasında hangi dönemde, hangi
besin maddesini ne kadar aldığını bilmek gerekir.




Hasat Harman



Mısırda hasat olgunluğu tanelerdeki  nem oranı ölçülerek
tayin edilir. Nem ölçme olanağının olmadığı durumlarda
olgunluk tanedeki değişim gözlenerek anlaşılmaya
çalışılır. Fizyolojik olgunluğa ulaşan mısır taneleri
yaklaşık %35 oranında nem içerir. Oran %30-32 düzeyine
gerilediğinde mısır olgunlaşmış sayılır. En uygun hasat
zamanı tanedeki nem oranının %25 civarında olduğu
dönemdir.



Erken hasat genellikle tercih edilen bir durumdur.
Böylece sap çürümesi ve rüzgardan dolayı yatma riski
azalır, sonbahar yağışlarına yakalanma ihtimali azalır
ve hasat kayıpları en aza indirilmiş olur. Erken hasadın
en önemli dezavantajı ise, kurutma için daha fazla
enerjiye ihtiyaç duyulmasıdır. Hasadın gecikmesi ürün
kaybının artmasına ve kalitenin düşmesine neden olur.



Hasat işlemi elle veya bu iş için geliştirilmiş hasat
makinalarıyla yapılır. Çeşitli hasat makinaları içinde
en çok biçerdöver ve koçan toplayıcı hasat makinaları
kullanılır. Makinalı hasatta makina ayarlarının ve
çalışma hızının doğru belirlenmesi, hasat kayıplarının
azaltılması bakımından büyük önem taşımaktadır.




Kurutma Depolama



Uzun süreli depolanacak mısırın depolanmadan önce
kurutulması gerekir. Kurutma havalandırma suretiyle
(doğal olarak) yapılabilmekle beraber bu yöntem pek
kullanılmaz. Yaygın kurutma yöntemi ısıtılmış hava ile
suni kurutmadır. Kurutma işlemi ile mısır tanesindeki
rutubet oranının %13-14’e indirilmesi gerekir. Tanedeki
nem oranının daha yüksek olması durumunda, depoda
(siloda) solunumdan dolayı sıcaklık artar, buna bağlı
olarak hava nemi yükselerek küflenme oluşur. Küf mantarı
tarafından üretilen zehirli maddeye « aflatoksin »
denir.