SİTEMDE

Salep(Orkide)

Salep kelimesi Türkiye’de hem orkide yumrularına verilen isimdir hem de elde edilen toz droğun ismidir. Çarşı-pazarda rastlanılan salep isimli toz büyük oranda tağşiş edilmiştir. Yani bazı nişastalar, çözünebilir nişasta, CMC vb. ile tağşiş edilir.
Salep, Anadolu dağlarında çoğunlukla orman altı bölgelerde yetişen orkide yumrularından elde edilir. Çayır yada meralık alanda yetişen orkidelerden de salep elde edilmekte ancak bu salep ikinci sınıf salep olarak kabul görmektedir. Salebin kimyasal yapısını incelerken bunun nedenlerini ve kalite kıstaslarını inceleyeceğiz. Bu durumda teorik olarak iki tür salep varlığı kabul edilmektedir: Dağ (Orman) Salebi ve Çayır Salebi.

Bilimsel Sınıflandırma
Alem: Plantae
Şube: Magnoliophyta
Sınıf: Magnoliopsida
Takım: Orchidales
Familya: Orchidaceae
Botanik Adı: Orchida
Türkçe Adı: Orkide
Orkide, çiçekçilerde satılan son derece güzel gösterişli, uzun ömürlü, pahalı ve bayanları etkileyen bir çiçek olarak aklımıza gelir.
Orkideler çiçekli bitkilerin en geniş familyalarından biridir. Dünya üzerinde 18.000–20.000 kadar orkide türü bulunmaktadır. Özellikle tropikal ülkelere yapılan bilimsel geziler sonucunda yeni türleri keşfedilmektedir.
Çiçekçilerde satılan kesme orkide türleri seralarda yetiştirilir. Başka bitkiler üzerinde, toprakla ilgisi olmadan gelişen bu tür orkidelere epifit orkideler denir.
Resim
Epifit orkidelerin yapısı

Aynı çiçek yapısına ve güzelliğine sahip, ancak daha küçük boyutları olan ve genellikle toprakta yaşayan orkidelere ise terreristrik orkideler denir. Salep yapımında kullanılan ana madde bu tip orkidelerin yumrularından elde edilir.
Orkidelerin yetiştirilmesi çok eskiye dayanır. Ünlü düşünür Konfiçyus yazılarında orkidelerin güzel kokusundan bahsetmiştir. Eski Yunanlılar ve Romalılar orkidenin estetik değerinden çok tıbbi değeri ile ilgilenmiş daha sonra ise çiçek mezatları için orkide üretimine geçilmiştir.
Genel Özellikleri
Orkidelerin genel özelliklerinden bahsederken botanik özelliklerine değinmek gerekir.
Kökler; Orkide türlerinin büyük bir kısmı başka bitkilerin üzerinde ya da az miktarda organik artıkların üzerinde yaşar. Epifit orkideler tropik ortamların bitkileri olduğundan gövdeleri yalancı soğan halinde şişmiş ve şerit şeklinde hava kökleri meydana gelmiştir.
Resim
Orkidelerde kök sistemi
Hava köklerinin üzeri su emebilen bir tabaka ile kaplanmış durumdadır. Toprakaltı kökleri ise çok zayıftır. Bu kökler bitkinin bulunduğu ortama tutulmalarını sağlar. Bu değişikliklerin sebebi bitkinin su ihtiyacını karşılamaktır. Yağmur yağdığında yalancı soğan, hava kökleri ve rozet şeklindeki yapraklar üzerine düşen suyu emer ve bir sonraki yağmura kadar bitki bu suyu kullanır.
Resim
Toprakta yaşayan orkidelerde yumru ve kökler

Toprakta yaşayan orkideler ise toprak altında yumru, kök veya rizom taşırlar.
Yapraklar; Toprakta yaşayan orkideler ototrof bitkilerdir. Bu bitkilerde gövdenin tabanından çiçek taşıyan kısma kadar yeşil, sapsız, basit, kenarları tam, ince, az veya çok kalın ve bazen etli olan yapraklar bulunur. Tabandaki yapraklar ise sapın etrafına rozet şeklinde dizilmiştir. Bu yapraklar ya toprağın yüzeyine yapışmış yada gövde ile değişik açılar oluşturacak şekilde yukarı yönelmişlerdir.
Çiçek durumuna kadar olan kısımda ya sapı saran bir kın meydana gelmiştir yada belirli aralıklarla sap üzerine düzgün bir şekilde dizilmişlerdir. Bazı kurakçıl ve epifit orkide türlerinde hiç yaprak bulunmaz. Bunlarda yeşil hava kökleri asimilasyon yaptığı gibi bitkinin su ihtiyacını da karşılamaktadırlar. Yaprakların şekilleri cins ve türe bağlı olarak değişiklik gösterir. Aynı bitkinin taban yaprakları ile gövde yaprakları arasında şekil farklılıkları bulunabilir. Yapraklar genellikle paralel damarlıdır. Damarlar alt yüzeyde belirgin olarak görülebilir. Bazı türlerde ise bu damarların arasında damarcıklar da belirgin olarak görülür. Yaprakların üst yüzeyi genellikle parlak, alt yüzey ise mattır.
Gövde; Orkidelerin gövdeleri genellikle dallanmamıştır. Gövdenin uç kısmında
çiçekler bulunur. Bitki tek ya da çok sayıda çiçek taşır. Çok sayıda çiçek taşındığı durumda çiçekler salkım ya da başak durumunda dizilmişlerdir.
Resim
Orkidelerde gövde yapısı ve gövdenin ilk sürgün hali
Resim

Çiçeklerin sayısı, sık veya aralıklı dizilmesi, bitkinin çeşidini belirleyen özelliklerdendir.
Çiçek; Bir orkide çiçeğinde taç ve çanak yaprak, dişi ve erkek organlar
değişikliğe uğradıkları için kolayca ayırt edilemezler. Örneğin diğer bitkilerde yeşil olan çanak yaprakları ve renkli olan taç yaprakları yapı olarak taç yaprağına benzemişken şekil olarak da son derece farklılaşmıştır.
Resim
Orkidelerde çiçek yapısı ve kısımları

Bir orkide çiçeğinde çiçek örtüsü (periant) iç ve dış olmak üzere iki halkadan meydana gelecek şekilde dizilmişlerdir. Dış çiçek örtüsüne sepal, iç çiçek örtüsüne petal adı verilir. Her iki halkada üç parçadan meydana gelmiştir. İç periant parçalarından iki yanda bulunan ve birbirlerine benzer olan petaller renk, şekil ve yapı bakımından ileri derecede farklılaşmış olan parçaya dudak anlamına gelen ‘’Labellum’’ adı verilir.
Resim
Orkide çiçeklerinde görülen labellum

Orkide çiçeğinin en gösterişli kısmı orta kısımda petalin farklılaşmasıyla meydana gelen labellumdur. Labellumlar yapı, şekil ve renk bakımından çok farklılaşmıştır. Labellum parçalanmamış, parçalı, loblu veya uzamış, düz, öne doğru çıkmış konkav veya konveks olabilir. Yapısı ince, kalınlaşmış veya etli olabilir. Mahmuz adı verilen bu çıkıntı iç kısımda genel olarak nektar taşır.
Gelişme döneminde her çiçek kendi ekseni etrafında 1800 döner ve normal halde üstte bulunması gereken labellum çiçeğin alt kısmında bulunur. Bu olaya “resupination” denir. Orkide türlerinin büyük çoğunda bu olay meydana gelmiştir. Hammarbya paludosa (bataklık orkidesi) bitkisinde ise çiçek 3600 dönüp başlangıç durumuna geldiği için labellum yine çiçeğin alt kısmında görülür.
ResimResim
Hammarbya paludosa (bataklık orkidesi) çiçek ve gövde yapısı

Çiçeklerde ovaryum alt durumlu, çoğunlukla uzamış ve resupinatioan sonucu halat gibi burkulmuştur. Ovaryumun içinde her biri bir tohum verme yeteneğine sahip binlerce tohum taslağı bulunur. Ovaryum çiçek sapı ile sapa bağlanır. Fakat ovaryumun veya çiçek sapının ana eksene bağlandığı yerde genellikle bir brakte yaprak bulunur.
Döllenmeden sonra gelişen ovaryum meyveyi verir. Meyve kapsül şeklindedir. Kapsül içersinde 3 karpel bulunur. Kapsül olgunlaşınca 3 kapakta açılarak yüzlerce küçük tohum rüzgârla etrafa yayılır. Orkidelerde tozlaşma böceklerin aracılığı ile olur. Tozlaşmayı özellikle arı, örümcek, sinek ve diğer bazı böcekler sağlar.
En çok bilinen orkide çeşitleri ve özelliklerini kısaca şöyle anlatabiliriz;
Phalaenopsis; Tropik bölgelerde ağaç üstlerinde epifik olarak yaşayan bu cins kolay üretilebilen bir çeşittir. Uzun sapların üzerinde açan büyük, uzun ömürlü ve çok çekici çiçeklere sahiptir. Gölgeye diğer çeşitlere göre daha fazla dayanıklıdır
ResimResim
Değişik renklerdeki Phalenopsis’ler
Resim
Buna karşılık sıcağa ve neme diğerlerine göre daha fazla ihtiyaç duyarlar. Sıcaklık istekleri gündüz 22 0C gece ise 18 0C’ dir. Yıl içinde birden fazla çiçek açabilirler. Çiçeklenme aynı sap üzerinde tekrarlanır. Bunun için çiçek sapı dibinden değil 3-4 boğum üzerinden kesilmelidir.
Cymbidium; Bu tür de kolay yetişir. Geceleri biraz daha serinlikten hoşlanırlar.
Sıcaklık istekleri gündüz 22 0C, gece ise 15 0C’ dir. Ancak ışık istekleri daha fazladır. Bol ve uzun yapraklara sahip olduklarından geniş bir yer kaplarlar.
Resim
Çiçekleri çok cazip, büyük ve son derece uzun ömürlüdür. Minyatür çeşitleri de vardır. Çiçeklenme zamanları Ekim-Şubat ayları arasıdır.
Miltonia; Diğer türlere göre daha derli toplu bir çeşittir. Çiçekleri hercai menekşeye benzer ve çok farklı renklerdedir. Çiçeklenme süresi 1 ay kadar sürer. Serin ortamlardan hoşlanır.
Resim
Gündüz sıcaklık 20 0C, gece sıcaklığı ise 15 0C olmalıdır. Çiçeklenme zamanı ilkbahar ve sonbahar olmak üzere yılda iki keredir.
Paphiopedilum; Terlik orkidesi de denilen bu tür fazla hassas değildir. Büyük
çiçekleri ilginç ve karakteristik özelliğe sahiptir. Hafif gölgeli yerlerde yetişebilirler.
Resim

Resim
Çiçeklenme zamanı: Ekim-Mayıs ayları arasıdır.
Cattleya; Orkide denilince ilk akla gelen çeşittir. 10-15 cm çapında muhteşem
çiçeklere sahiptir. Orkidelerin kraliçesi olarak bilinir. Yüksek nem ve bol ışık ister.
Resim
Gündüz sıcak gece ise serin ortam ister. Bitkinin son çiçeği sap dibine yakın bir yerden kesilir.
Kesilen yere erimiş mum damlatılarak mikrop kapması önlenir. Çiçeklenme zamanı Ekim-Nisan ayları arasıdır.
Dendrobium; Salkım çiçekli bu orkide türü bol ışık ve nispeten yüksek gündüz
sıcaklığı ister. Bununla beraber gece serinliğine diğer türlere göre daha dayanıklıdır.
Resim
Sonbaharda yaprakları kurumaktadır. Çiçeklenme zamanı Ekim- Ocak ayları arasıdır.
Vanda; Yaprak yeşilliği, derli toplu ve zarif çiçekleri ile dikkat çeker. Çiçek renkleri çok farklıdır ve uzun ömürlüdür. Çiçekler açınca 8 hafta dayanır.
Resim
Düzenli bakım ve besin sağlanırsa yılda iki kez açtığı görülür.
Orkide Fidesi Üretimi
Orkide bitkisi saksı çiçeği veya kesme çiçek olarak yetiştirilen çiçeklerdir. Genel olarak orkideler kesme çiçek amaçlı yetiştirilmektedir. Saksı yetiştiriciliğinde 2-3 yılda bir saksı değiştirilir. Bu dönemde bölme veya tepe çelikleri ile üretimleri yapılabilir. Orkideleri seralarda yetiştirmek için kullanılan ortamların orkide çeşitlerinin epifit veya terreristrik olup olmadığına bağlıdır. Epifit orkideler (Cattleya) doğal ortamlarında
ağaçların yüzeyinde, kovuğunda, organik artıklar üzerinde yetişirler. Bu yüzden yetiştirildikleri ortam doğal ortamı ile benzer olmak zorundadır. Cattleya, Phalaenopsis, Dendrobium, Vanda gibi çok sayıda epifit orkide çeşitleri osmunda yosunu, ağaç eğreltileri, ağaç kabuk çürüntüsü ve agregat materyaller gibi ortamlarda
yetiştirilirler. Orkide fideleri eşeyli ve eşeysiz olarak üretilebilirler. Birçok orkide türünün tohumla üretimi zor olduğundan üretim daha çok eşeysiz olarak yapılır. Bu da anne ve babaya benzer çeşitlerin çoğaltılmasında önem taşır.
Orkide fidesi üretim yöntemlerini şöyle açıklayabiliriz;.
a) Eşeysiz üretim; Orkideler 0,1–0,25 mm çapında çok küçük tohumlara sahiptirler. Tohumlarda aynı zamanda endosperm yoktur. Bundan dolayı çimlenmeleri çok zordur. Orkidelerin doğal yetişme ortamlarında bazı funguslar olduğu zaman çimlenme meydana gelmektedir. Bu nedenle doğal ortam dışında orkide tohumlarının çimlenmesi için şeker, nişasta vb. maddelerin bulunması gerekir. 1903 yılında bilim adamları orkide tohumlarının çimlendirilmesi için çalışmışlar ve ilk defa Knudson solüsyonlar içinde tohumları çimlendirmeyi başarmışlardır. Köklendirme ortamı hazırlanırken her kimyasal madde ayrı ayrı tartılarak 1 lt su içersinde eritilir. Son olarak agar ortama katılır. Agar eriyinceye kadar solüsyon ısıtılır. pH değeri 5-5,2 olarak düzenlenir. Ortam yaklaşık 1 cm derinliğinde bir tabaka oluşuncaya kadar kap içine dökülür. Sterilizasyon ve soğutmadan sonra kap tohum ekimi için hazır hale gelir. Ekim işlemi temiz bir yerde yapılmalıdır. Bütün yüzey temizlenmeli ve oda tozsuz olmalıdır. Ekimden önce tohumları da steril etmekte fayda vardır. Tohumlar küçük bir şişe içersine konularak %10’ luk klor solüsyonu ile karıştırılır. Kapak kapatılarak kuvvetlice çalkalanır. Bu işlem 5–10 dk boyunca devam eder. Sterilizasyonun sağlandığını tohum renkleri sarıya dönüştüğünde anlarız. Bundan sonra tohumlar bol su ile yıkanıp ekilir. Çok beklenmesi halinde tohum rengi beyaza dönüşeceğinden çimlenme yeteneğini kaybeder. Ekilen tohum kültürleri serada maksimum 1,6 klx ışık yoğunluğunda ve minimum 21–22 oC ortama yerleştirilmelidir. Laboratuar ortamında ise 21 oC’de 1 klx ışıkta ve 16 saat iyi gelişme için yeterli olacaktır.
Çimlenmenin ilk belirtisi 15 gün sonra mikroskopla bakıldığında görülen beyaz tüycük oluşumudur. 1 ay sonunda protokorm oluşumu başlar. Protokorm oluşumundan 1-1,5 ay sonra bitkiler başka ortama şaşırtılırlar. Daha sonra vermikülit, kum, perlit, yaprak çürüntüsü, kum ve torfdan oluşan ara ortamlara
nakledilirler. İstenilen boyutlara gelen bitkiler serada küçük saksılara alınırlar.
b) Vegatatif üretim; 4 farklı şekilde yapılır.
Yumrular ile üretim; Toprak orkideleri doğal ortamlarında yeni oluşturdukları yumrular ile üretilirler. Yumrulu orkidelerde her bitki genellikle 2 yumru taşır. Kışı bir önceki sene meydana gelen yumru sayesinde geçiren bitkinin bahara doğru ek köklerinden biri kalınlaşmaya başlar. Bunun ucunda bir yumru daha oluşur. Bu yumru gelişirken diğer taraftan yukarıya doğru bir tomurcuk oluşturarak yeni yılın gövdesini meydana getirmeye başlar. Bitkinin gelişmesi devam ettikçe yeni yumruda gelişmesine devam eder.
Resim
Orkidelerde yumrular
Eski yumru ise bu arada buruşur. Yeni yumrunun yanında ona birleşik ve içi boş halde bulunur. Sonuç olarak eski yumru yeni yumruyu ve yeni bitkiyi meydana getirir.
Çelikle üretim; Çelikle üretim çeşitlere göre 4 farklı şekilde yapılır. Birçok orkide tepe çeliği ile üretilebilir. Genellikle alınan çelikler 30–40 cm uzunluğunda, 4–6 yaprak çifti ve birkaç hava kökünden oluşur. Alınan çelikler bir fungusit ile muamele edilerek köklendirme ortamına dikilir.
Arachnis ve vanda çeşitleri bu şekilde üretilirler. Bazı orkideler de yaprak koltuklarından çıkan sürgünleri ile üretilir. Bunlar boğumlardan çıkan köklü sürgünlerdir. En az 4 veya daha fazla kök oluşturan bu sürgünler ana bitkiden koparılır. Başka saksılara alınarak büyümeye bırakılırlar. Dendrobium ve epidendrium çeşitleri bu şekilde üretilir.
Phaius çeşidi çiçek sapından alınan çelikler ile üretilir. Bu yöntemde alttaki çiçek ile dipteki gövde arasında en az 7 ya da daha fazla boğum bulunmalıdır. Bu boğumların her biri brakte yapraklar ile örtülüdür. En alttaki çiçek hasat zamanına geldikten sonra sap yalancı soğana oldukça yakın kesilir.
Üstte çiçeğin çıktığı boğum çıkarılır. Geri kalan sap çelik olarak kullanılır. Her parça 35–45 mm uzunluğunda olacak şekilde bölünür. Bölme işlemi sırasında kullanılan bıçak steril olmak zorundadır. Çelikler nemli torf içine çeliklerin uçları kurumayacak şekilde dikilirler. 2–3 ay sonra her boğumdan küçük bitkiler çıkmaya başlar. Bu bitkicikler 3–4 kök meydana getirdikten sonra ana bitkiden ayrılarak orkideler için uygun harçlara dikilirler. İki üç yıl içersinde bitkiler uygun çiçeklenme büyüklüğüne ulaşırlar.
Phalenopsis çeşidinde de çelikler aynı şekilde alınır. Ancak bunda farklı olarak alınan çelikler tohumlardaki gibi steril şartlarda üretilirler. Son olarak gözlü gövde çeliği ile üretimde çelikler boğumun altından ve üstünden 2cm olarak kesilir. Kesim işlemi steril aletlerle yapılır. Kesilmiş gövde parçaları % 10’ luk klor içersinde 10–12 dk. süre ile tutularak sterilize edilir. Sterilizasyon işlemine tutulmuş parçaların uçları tekrar steril bir bıçak ile kesilir. Her parça özel ortamlarla hazırlanmış test küplerine yerleştirilir. 3 ay sonra bitki parçasının boğumunda kök oluşur. 2–3 kök oluştuğunda bitki besin ortamından uzaklaştırılarak uygun harca dikilir.
Ayırma ile üretim; Cattleya ve bazı orkide türleri ana bitkinin bölünmesi ile çoğaltılırlar. Bu yöntem 4 veya daha fazla kök sürgünü oluşturan bitkilerde uygulanır.
Resim
Ayırmaya uygun orkide bitkisi
Kök sürgünleri ana bitkinin boyunun yarısına ulaştığında köklü olarak ayrılır. Ayrılan bitkiler tek olarak saksılara dikilirler. Cattleya bitkisinde 3 yılda bir ayırma işlemi yapılır. Bunun sebebi ise bir yılda ancak bir yeni yaprak oluşturmasıdır. Paphiopedilum ve Cymbidium gibi çeşitler daha sık bölünebilirler. Bu bitkilerin çoğalması için her parçanın bir yaprak çifti ve yumru parçası bulunduran parça içermesi yeterlidir.
Doku kültürü ile üretim; Bu üretim yöntemi yeni uygulamaya başlayan bir yöntemdir. Steril şartlar altında 1 yıl içersinde ana bitkiden bir milyona yakın bitki elde edilir. Doku kültürü vegatatif üretim yöntemlerinden avantajlıdır. Diğer vegatatif üretim teknikleri ile 3–4 yaşındaki bir orkideden en çok 3–4 bitki elde edilirken doku kültüründe binlerce bitki üretmek mümkündür. Yine vegatatif üretimde hastalık söz konusu olduğunda diğer bitkilere de bulaşma ihtimali varken doku kültüründe bu sorunda ortadan kalkmaktadır. Orkideler çok küçük ve endospermsiz tohumlara sahip oldukları için embriyolarını besleyemezler. Bunun için morfolojik gelişmelerini tamamlamış, ağırlıkça büyümüş olan embriyolar basit gıda ortamlarında gelişmeye alınırlar. Bu şekilde yapılan üretim yöntemine “embriyo kültürü” denir.
Orkidelerde meristem kültürü ile de üretim yapılmaktadır. Bu kültürün esası meristemin birkaç yaprak taslağı ile birlikte binoküler mikroskop altında izole edilerek besin ortamına yerleştirilmesidir.
Fidelerin Bakımı
Orkide fidelerinin dikime kadar büyük bir özenle bakılmalıdır. Özellikle nem, sıcaklık ve sulamaya dikkat etmek gerekir. Gece ve gündüz arasında sıcaklık farkı fazla olmamalıdır. Bu sıcaklık farkı en fazla 6–8 0C olmalıdır. Orkide fidelerinin köklendirme ortamı tamamen ıslanıncaya kadar sulanmalıdır. Sulama ve nemlendirme daima sabahları yapılmalıdır. Direkt güneş almayan bol ışıklı, aydınlık yerler fideler için uygundur. Orkide fideleri yandan değil, tepeden gelen ışıktan daha çok hoşlanırlar. Ortamın aşırı sıcak, kuru ve havasız olmaması gerekir. Köklendirme ortamı, fidelere direk rüzgâr gelmeyecek şekilde her gün havalandırılmalıdır. Koruma amaçlı düzenli olarak fideleri ilaçlamakta fayda vardır.

Orkide (Phalaenopsis)

 

Phalaenopsis lerim açmaya başladı :lol: Aslında saksı değiştirme planlarım vardı ;) Çaresiz, çiçeklerin bitmesini bekliyeceğim, bu güzelleri çok ihmal ettim :( Çoook güzeleeeer :lol:
Resim

Resim

Resim